Temalarımız

Temalarımız

Ana Tema

Gastronomi Endüstrisi’nin Geleceği: AI, AR ve Endüstri 4.0

Etkinlik Teması

Birbirimizden Öğrenmek

Konferans Teması

Farklı Pencereler

Gastronomi Endüstrisi’nin Geleceği: AI, AR ve Endüstri 4.0

Ve beklenen sonun başlangıcı geldi çattı! İnsanlığın onlarca yıldır üzerinde çalıştığı robotlar artık hiç olmadığı kadar varlar… Bu erken döneminde bile robotlaşma,  yapay zeka çalışmalarında sağlanan paralel ve entegre gelişmeler sayesinde iyice gözle görülür ve elle tutulur hale geldi.

İnsanlığın geleceği ile ilgili yazılıp çizilen kimi karanlık kimi iyimser senaryolar göz önüne alındığında, türümüzü zorlu bir mücadele döneminin beklediğini söylemek mümkün. Mücadelenin sonucu ne olursa olsun, bunun uzak bir gelecekte olmayacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok sanırız. Dahası, söz konusu mücadelenin şu an yaşandığını söyleyenler de haksız sayılmazlar.

İşte otonom makinelerin daha bugünden silahlara dönüştüğü bir dünyada robotlaşma, diğer herkesi ve her şeyi dönüştürdüğü gibi gastronomiyi de dönüştürmeye başladı bile. Sözü edilen bir yüksek teknoloji değil artık. Tarihin belirli dönemlerinde verimlilik artışı adına insanları işinden eden, onları zaman zaman yoksulluğa mahkum eden bir makineleşmeden bahsetmiyoruz burada. Bahsettiğimiz, tam olarak insanın yerini alma potansiyeli olan bir dönüşüm.

Yeni teknoloji kullanımı, iş gücünün intibakı kısmen geç ve zorlu olsa da, söz konusu iş gücünün mobilizasyonunu sağlayarak tarih boyunca bir şekilde yeni iş alanları ve uzmanlıklar açtı. Böylece neslini korumayı başaran bir çoğunluk (ve bunun karşısında başaramayan bir şanssız azınlık) hayatta kalarak, yaşam mücadelesine devam etti.

Bugün geldiğimiz nokta ise bambaşka. Bir tam otomasyon çağı olarak da adlandırılabilecek bu dönemde, geçmişte örneğin fırının icadıyla birim zaman başına daha çok tavuk fırınlayabilen şefler yerine, bir fırının ve bir tavuğun var olacağından bile emin değiliz. İnsan anatomisi, genetiği ve beyni üzerinde yapılan çalışmalar, yemek ihtiyaçlarımızı bugün alışık olduğumuzdan oldukça farklı yöntemlerle karşılayabileceğimizi keşfedecek olursa (evet minik kırmızı haplardan bahsediyoruz), tam otomasyon (veya robotlaşma) bir fırına ve tavuğa ihtiyaç duymadan, sadece günler hatta saatler içerisinde bütün insanlığı doyurabilecek üretimi gerçekleştirebilir.

Bu durum bize ilk bakışta açlık probleminin ortadan kalkabileceğini hatırlatabilir. Ancak unutulmamalı ki, dün yapılan keşif ve icatlarla birçok hastalığa çare bulunmuş olmasına rağmen, insanlığın büyük bir bölümü çok bait hastalıklar yüzünden, hem de kitlesel şekilde hayata veda edebiliyor. Bir erişim/bölüşüm/üretim/dağıtım probleminin tam ortasında duran insanlığımız, gelecekteki hap yiyeceklere de bugün birçok ilaca olduğu gibi kolayca erişemeyebilir.

Fırının ve tavuğun yokluğu anlamında bizi GASCONFAIR’de daha fazla ilgilendiren yönüyle ise robotlaşmanın, tüm insanlığın dışarıda yeme içme kültürünü, sektörün istihdam ettiği yüz milyonlarca insanın yaşam biçimini ve bunlara bağlı olarak toplumun yapı taşlarını etkileyeceği, dönüştüreceği çok açık.

Peki ne yapacağız? Önümüzdeki gerçeklik insan ırkının sonunu getirme potansiyeli olan bir felaket mi yoksa (neredeyse) sınırsız  bir refah fırsatı mı? Buraya kadar yazılanlardan, geleceğin karamsar olduğu anlaşılmış olabilir. Ancak, doğru yöntemlerle mevcut makineleşme trendi, insanlığın refahı için bir çıkış noktası olabilir. Her şeyi (ama her şeyi) robotların yaptığı bir dünyada, sermaye ve emek çok farklı anlamlar ifade edebileceği gibi; hiç bir anlamı kalmamış, insanlığın bir döneminde kullanılmış kavramlar olarak tarihteki yerini de alabilir.

Her ne olursa olsun, bugünden yarın neyin geleceğini gören/sezen/öngören insanlar olarak GASCONFAIR‘de, Yapay Zeka, Artırılmış Gerçeklik ve Endüstri 4.0 konularını masaya yatıracağız. Bu kavramların, içinde bulunduğumuz endüstriyi periferisi ile birlikte nasıl dönüştürebileceğini, söz konusu dönüşümün olası olumsuz etkilerini, makineleşmenin heyecan verici ama bir o kadar da ürkütücü dünyasını, bilimin ve teknolojinin gastronomideki kullanım alanlarını ele alacak ve tartışacağız.

Her şey bittiğinde, ortaya çıkmasını beklediğimiz bir resim var. Bu resimde, genç nesillere öğrenmenin yolunu nasıl bulabileceklerini anlatacak  bir çözüm olacak. Balık veren değil, balık tutmayı öğreten bir eğitim anlayışına giden yolu bulmaya çalışacağız, bu resmin kuytu köşelerinde. Gastronomi Eğitimi’nde Teorik Altyapının Teorisi olarak adlandırabileceğimiz bu sonuç, her şeyden önce multi-disipliner  bir anlayışa sahip olacak. Robot çağında iş görecek nesillere, makinelerin yapamayacakları işleri nasıl yapabileceklerini, yaratıcılıklarını nasıl kullanmaları gerektiğini ve hayal gücünün gücünü anlatmaya çalışacağız.

Resmin bir diğer çok önemli parçası olarak ülkemizin zengin yeme içme kültürünü, yeryüzündeki tüm trendlerden bağımsız olarak “kayıt altına almak”, “korumak”, “yeni nesillere aktarmak”, “yenisini yapmak”, “yeniden yapmak” ve “pazarlamak” için neler yapılabileceğini çizeceğiz.

İşte sıradışı insanların sıradışı projesi GASCONFAIR‘de konuşacaklarımız. Bütün bunlar sizi ilgilendiriyorsa, bekliyoruz…

 

 

 

Etkinlik Teması

Birbirimizden Öğrenmek

Bilgiye duyulan açlık, tıpkı gerçek anlamıyla açlıkta olduğu gibi “hayatta kalmamızı” sağlar. Nasıl mı?

İnsanın, kendi tarihi boyunca gerek zorunluluklardan gerekse başka nedenlerden dolayı gerçekleştirdiği buluşlar, yaptığı keşifler, geliştirdiği yeni teknolojiler, bazen yırtıcı hayvanlar karşısında hayatta kalmamızı sağlarken, bazen de yaşamımızı idame ettirebileceğimiz yepyeni alanlar açtı bize. Atalete sevk olmuş bir aklın, hayatta kalması olanaksızdır. Basit bir ihtiyacı giderme konusunda bile “yeni bir harekete” ihtiyaç duyulur. İşte bilgiye (en azından insanların bir bölümü tarafından) duyulan açlık, bu “yeni hareketi” ifade eder. Bu anlamda açlığı hisseden zihin (zeka, akıl vs.), “yeni” ve “daha fazla” için harekete geçer. Bu yeni ve daha fazla, zaman zaman tüm insanlığın kaderini etkileyen, toplumları değiştiren ve dönüştüren birer olgu haline gelmiştir.

Her ne kadar bu açlık hep yeniyi ve daha fazlayı kovalasa da, insanın fizikî kısıtları ve zaman, bireyin her şeyi bilebilmesine olanak tanımaz. Zaten böyle bir zorunluluk da yoktur. Ancak daha fazla “bilmek”, daha çok “yeni” ve daha çok “fazla“yı beraberinde getirir. Bu yeni “yeni” ve “fazlalar”, bir döngü içinde artarak devam eder; ve insanlığın ortak bilgi birikimini oluşturur.

Bu ortaklığın oluşabilmesi ve insanın yukarıda bahsedilen zaman ve mekan kısıtlarına karşı acizliğini bir nebze olsun yenebilmesi, “birbirinden öğrenmesi”ne bağlıdır. Bir birimlik yeni bir bilgiyi, bu bilgiden habersiz yüz kişilik bir salonda ifade ederseniz, kısa bir zaman zarfında yüz birimlik yeni bir bilgi birikimi oluşturursunuz.

Bugünün başta internet olmak üzere iletişim araçlarının yaptığı en olumlu etkilerden biri de budur. Bilginin kitlesel halde ve çok hızlı yayılmasını sağlamak. Fakat, insanın “ataletine” internet bile çözüm olabilmiş değil sanırız. Zira, hangi bilginin ne derece önemli olduğu, hangisinin alınması hangisinin ise alınmaması gerektiği ve bu bilgilerin hangi sorunumuzu çözüme kavuşturabileceği hala bir soru işareti. Evet, ışık hızıyla veri transferi yapabildiğimiz dünyada, hala bilgiye erişemeyen insanlar var. Dahası ve daha üzücü olanı, bilgiye kolayca erişebilenlerin bu potansiyelle ne yaptıkları. Açık ki, neye ihtiyacımız olduğu konusunda kafamız hala karışık.

GASCONFAIR bu kafa karışıklığının giderilmesine, sıradışı insanların gerçekleştireceği bir organizasyonun katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Hangi yöne, nasıl bakmamız gerektiğinin ve nereyi kazarsak su bulabileceğimizin bize söylenmesine ihtiyaç duyabiliyoruz. İşte bu yüzden, ışık hızında veri transfer edebiliyor olsak bile “birbirimizden öğrenmeye” ihtiyacımız var.

Birinden öğrenmeye açık ve hazırsanız, sizi de GASCONFAIR‘e davet ediyoruz.

Konferans Teması

Farklı Pencereler

GASCONFAIR’in en önemli ve en çok ses getirecek etkinliklerinden bir olan Konferanslar, gastronomiye “Farklı Pencereler”den bakmamızı sağlayacak. Belki bugüne kadar üzerinde pek düşünmediğimiz olgulara, birbirinden harika konuşmacılar sayesinde başka bir açıdan bakacaksınız.

Pazarlama, sunum, yemek pişirme, istihdam, yerel yönetimler, makroekonomi, politikalar ve tarım gibi hepsi son derece önemli konu başlıklarını gastronomi endüstrisine bakan yönleri ile konuşmacılarımızın anlatımları ile dinleyeceğiz. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var.

Fazla söze gerek yok. GASCONFAIR‘de, başka hiç bir yerde bulamayacağınız, bugüne kadar konuşulmamış ancak hepsi sektörün çalışanlarını doğrudan ilgilendiren çok önemli konular konuşulacak.

Dinelemeye hazırsanız, davetlisiniz…

12-15 Şubat 2020 173 Gün 13 Saat 3 Dakika 57 Saniye
Şimdi Kaydol